Ölü Sevicilik! | Atilla Yüceak

Dangalak’lar kolay kolay inanmazlar.
Aynı zamanda çok da kolay inanırlar.
Birbirini bozarmış gibi,
çelişikmiş gibi görünen bu vargılar tam da dangalağın durumunu gözler önüne serer,
bu iki hal dangalağın vazgeçilmez temel özelikleridir.

Dangalak;
inanmakta zorlanır,
değişim karşısında,
geleceğe yönelik öneriler karşısında kaya gibi serttirler.

Gelecek onların nezdinde sürekli bir sapmadır.
“Osmanlı’cılar” gibi;
Tam bir geçmiş tutkunudurlar.
Tutkunlukları geçmiş hakkında hazırlanmış mit’leredir. Canı pahasına geçmişe özlem duyar ve gelecek üzere söylenen her şey geçmişin yeniden bir ihyası içinse onanır ve uygulanmaya çalışılır.

Yapılıp edilenlerin geçmişi hortlatmak olduğu sandırılırsa inanır.
Kolay inanır,
hem pek kolay inanır.

Eğer geçmişle taban tabana zıt bir öneri ise ona sırtını döner.
Kendi iyiliği,
kendi işlerinin kolaylığı için olduğunu bir türlü kabullenmez değişimi.

Böylece bir dangalak da;
inanma güçlüğü ve kolaylığı kendiliğinden ortaya çıkmış oluyor.
Mitlerin yeniden yaşadığı zaman diliminde ihya olacağına ilişkin şeylere gözü kapalı kolaylıkla inanır.

Geçmişin geçmiş ve bir daha yaşanmayacağı, yaşanamayacağı şimdinin ve geleceğin geçmişten farklı olmasının doğal ve olması gereken olduğuna inanmaz, kabullenmez.

Ayak direr.
İntihar eder.
Gelecek ve şimdi geçmişe zıt olamaz.
Olmamalı.
Bunun tersini bir dangalağı inandırmaya kalkışmak da dangalaklıktır.

Demek ki;
Bir dangalağı gelecek tasavvuruna,
yeni bir uygarlık inşasına inandırmakta bariz bir güçlükle karşı karşıya insanlık.

Öyle ise geçmişi yeniden ihya edecek söylemlerle çıkmak gerekir dangalağın karşısına.
Gönül rahatlığıyla inanacak peşinden hiç ayrılmayacaktır bu söylemleri dillendirenin.

Dangalak peşinen geçmişin biricikliğine iman etmiştir. Çünkü yaşanmış ve kapanmıştır.
Yani bir tehlike yoktur.

Tehlike bugün ve yarındadır.
Eğer bariz bir sapmaysa dünden.
Düne yaklaştığına inandığında umudu keskinleşir.

Bu yüzden tüm Osmanlı hayranları derin bir ölü sevicidir.
Mezarlarda,
mezarlıklara yaşayan mezar yaşlarındaki isimler ile yatıp-kalkıp yaşarlar.
Çünkü; günümüz gerçeği mezalıklardakiler ölümsüzdür.

İktidar ve saltanat uğruna;
Kardeşlerimi öldüren,
evlatlarını seri şekilde boğduran,
sarayın içkili mahzenlerinde körpe oğlanlar ile seks yaparak halkına zulmeden soyu-sopu karışık Osmanlı iyilikle yadedilmemekte olduğu halde;
Yeni Osmanlı töremeleri,
Dangalaklar ölülere tutkundur.
Bu yüzden dangalaklar için kolaylıkla ölü sevici yargısında bulunabiliriz.

Tarih bunları yazmakla meşgul olmaya devam edecektir…

Atilla YÜCEAK