KHALKEDON MANİFESTOSU | MAZLUM ÇETİNKAYA

dudakları kırılmış kadının
yüzündeki sancıyı arıyorum avuçlarımda
sabah oldu,
şehirleri
şehirleri dedim
bir avuç isyana sardığım şehirleri
o gün saçlarına süreceğim…

Dünyada yönlerini kim buldu bilmem ama dünyanın bütün yönlerine ahlakı, namuslu olmayı / namussuz olmayı ve insanları tanrı dağıttı diyelim. Günümüzde tanrı adına tek söz sahibi de artık kapitalizm…

Yavşaklığı, adiliği, şerefi beş para etmezlikleri, bütün bu dünyasal şeyleri kapitalist ahlak dağıttı dünyaya, biz de yardımcı olduk!

Dilin en güçlü olduğu batıdaki muhteremle burada kapı komşum sözde solcunun konuştuğu dil ve kavramlar aynı ise dünyasal bir değişime ihtiyaç vardır.
Siz “haddini bilmek “ diye bir şey var duydunuz mu? Ki duymuşsunuzdur. Dün Kadıköy’ün asıl adıyla anılan yere Khalkedon’a geldik, gelmeye çalıştık. Tüm ağrılarıma rağmen! Aylardır üçüncü havalimanını cehenneme çevirenlere ve bu duruma sessiz kalanlara bir sesleniş bir basın açıklaması olacaktı. Olmadı. Koşuşturmaca, kaçışmalar, mermiler, gazlı fişekler, kişi başına düşen polis sayısı, kişi başına düşen yalnızlık sayısı, kişi başına düşen örgüt sayısı ile bakarsak bereketli sayılırız…

Gaz atan polise değil de hakkını arayan işçilere bakıp beddualarını esirgemeyenlere, o sırada gazlı müdahalenin içinde boğulurcasına nefes alamadığı halde sevdiği üzülmesin diye ona mesaj atmaya çalışan kendime, köpeğini kurtarmaya çalışan hayvan sevgisiyle dolup taşan halkıma, kadehini şerefe diye kaldıran solcu kardeşlerime, abilerime, ablalarıma ve sonra söz de şair yazar bilmem nelere…

Yahu siz nesiniz!
On binlerce işçi emekçi havaalanına doluşturulmuş, ilkel koşullarda çalıştırılıyor ve aylardır yüzlerce insan göz göre göre ölüyor. İş cinayetleriyle ölüyorlar… siz ne ile besleniyorsunuz bunca zulmün içinden kendinize gülecek, eğlenecek, alay edecek zamanlar yaratıyorsunuz. Siz kimsiniz!
Polisin gazlı saldırısına bakıp ama eylemcilere de “Allah belanızı versin” diyerek köpeğini gazdan kaçırmaya çalışan hayvan sevicileri, eylemciler bir bir alınıp sokak aralarında tam bir terör provasıyla gözaltı yapılırken dönüp bakmayan, sözde hayvan sevicileri siz nesiniz!

Eylemciler birer birer şiddet uygulanarak gözaltına alınırken oturduğunuz masaların hemen önünde, sokak aralarında polis insanlara şiddet uygularken gülüşüp kadeh tokuşturan sözde solcular siz nesiniz! Siz kimsiniz! Siz nasıl varlıklarsınız!
Sırf pistin biri 29 Ekim’e yetişsin, beyefendiler o gün uçak gösterisi yapıp en büyük havaalanını biz yaptık demeleri için…Vay beee! Yüzlerce insan ölecek, ama beyler ise biz en büyük havaalanını yaptık diyecekler. İş ne kadar büyükse ölüm o kadar çok olacak ha! Siz kimsiniz ya, sizin balolarınıza, şaşaalarınıza iş yetiştirelim diye ölelim ha! Siz kimsiniz! Siz nesiniz! Bay taşeronlar, onun üstündeki abiler, onun üstündeki büyük büyük firmalar siz nesiniz!

 

Siz kimsiniz!

Memleketi beton mezarlığı yapanlar, buna sessiz kalanlar, sendikalar, siyasal akıl hocaları, partiler, sözde aydınlar siz kimsiniz! Siz nesiniz! Bu gün işçileri gazlı mermilerle, coplarla, çevik kuvvetle, soytarı aydınların sessizliğinden yararlanıp, laftan başka bir şey bilmeyen tabela partisi solcuların bakışları arasında bu onurlu insanları durdurabilirler, öldürebilirler, susturabilirler… ya yarın! Yarın bu işçiler, bu emekçiler sizin topunuzu ezip geçecekler.

Siz, siz meyhane, bar ve kafe sahipleri, insanlar onurları, ekmekleri için sokağınızdan geçerken siz ne yapıyorsunuz, siz ne yapıyorsunuz, böyle bir anda bir saat işyerlerinizi kapatamıyor musunuz? Orada kadeh tokuşturan sözde solcular, yazar çizerle, şairler siz de bir saat içmeyip o insanların yanında olsanız, bunca zulüm olur mu, yapabilirler mi? Bu duyarsızlığınızla yarın içecek meyhane de bulamayacaksınız.

Bu dediklerim, saydıklarım solcu, devrimci, demokrat bilmem ne olmayı da gerektirmiyor. İnsan olmak yeter. İnsan! İnsan! İnsan!

Khalkedon’da, Moda’da, Yeldeğirmeni’nde oturanlar sakinler… bu sessizliğiniz, duyarsızlığınız, yalnızlığınız bir gün hepimizin sessizliği olacak, unutmayın.
Köpeğini seven kadın, işçiye, hak arayan eylemciye beddua edeceğine gaz atan polise çemkir azıcık. Bay/ bayan Khalkedon’lu hayvan sevicileri, ruhu bitmiş solcuları, sanatçıları, yazan çizen tayfası unutmayın bu gün olmaz ama yarın o eylemciler size dönüp “Allah sizin belanızı versin” derlerse şaşırmayın sakın…
Sevgiyi, aşkı, özgürlüğü bunca yok edenlere, hırpalayanlara karşı bir sözünüz/ sözümüz olmalı. Bizim olanı bizden alamazlar. Kim oluyor ki onlar…”bıçak kemikte” diyor şair, sizin çocuklarınız motorlarını maviliklere yeterince sürdüler. Artık etrafınıza bakın başınızı kumdan çıkarın, sonra teori yaparsınız bay çokbilmişler!

Bayan çokbilmiş siz de beşinci sınıf bayan şair (Şeref izninle ödünç alıyorum bu sözü) siz de bize aptal diyeceğinize, akıl vereceğinize iki dize Nazım olun, iki dize Ahmet Arif olun… bize “feodal” diyen, “taşralı” diyen aydınlar, pardon siz kimsiniz! “Bilmem ne ödüllü” ödlek şairler siz kimsiniz! Bütün bu olup biteni sadece seyredenler, dilsiz şeytan medya siz kimsiniz. Haddinizi bilin, milyonların sesi sizi de boğacak o gün…

Ve işçiler diyorlar ki bu uçak buraya o gün inmeyecek.

Mazlum Çetinkaya