İnanç Özgürlüğü – Süleyman Vargün

Bu ülkede emek vermeden, alın teri dökmeden para kazanan mesleklerin arasında ne yazık ki diyanet işleri başkanlığı ve bünyesinde bulunanlar, cemaatler, tarikatlar… olduğu gibi dolaylı olarak bunlara destek verenlerdir.

Ancak ne acıdır ki,dini değerlere, toplumdaki ayrışmalara, kutuplaşmalara, kadın haklarının ayaklar altına alınmalarına, çocuk yaştaki kızların anne olmaya ve köleleştirilmeye,erkek çocukların cinsel istismara uğramalarına göz yuman, kız kardeşine cinsel istismarda bulunup kendi isteğiyle oldu diyen,kafaları sadece belden aşağı çalışan, sözde dini öğreten zihniyetin günahını çekiyoruz bugün.

Bir yanda ülkede halka ait olması gereken yeraltı ve yer üstü tüm kaynaklarının asgari ücret ile günde 10 saat çalışan emekçilerin sırtından para babalarına peşkeş çekilmesi, öbür yandan da günde iki saat vaaz verip ayda 4-5 bin lira alıp yan gelip yatan bir zümreyi aynı kefede tutmak ne insani,ne vicdani ne de ahlakidir.

Yılda 7.7 milyar lira bir bütçeyle yetinemeyen Diyanet İşleri Başkanlığı, ülkenin içinde bulunduğu krize rağmen ek ödenek istemesi çok vahim bir durum olsa gerek. Bir dini temsilen görevli bir kurumun,ülkesinde giderek fakirleşen, yokluğa mahkum edilen halkın sırtından geçinmesi, dini değerleri kullandığı gibi halkın sosyal ve ekonomik haklarını da gasp etmektedir.

Bütün bu olan bitenleri göz önünde bulundurarak, diyanet işleri başkanlığının kapatılması, bütün inanç gruplarının eşit, adil ve özgürce inançlarını yaşamaları için zemin hazırlanmalıdır

 

Süleyman VARGÜN

Add a Comment