Aynı Gemide Değiliz! – Arkadaş Canpolat

 

Aynı gemide değiliz!

“Herkes biliyor

geminin su aldığını,

herkes biliyor

kaptanın yalan söylediğini,

herkes biliyor

zarların hileli olduğunu.”*

Bugünün ekonomik koşullarını görmek için müneccim olmaya gerek yok. Ekonomi planlaması yapmak için matematiğe ve akla ihtiyacımız var. Ve var olan bilim dalları arasında en mutlak sonuçlara matematikle ulaşabiliyoruz. Yani krizler birden bire ortaya çıkmıyor. Yıllardır gerçekleşen özelleştirmeler, tarımda uygulanan kotalar, hayvancılığın zayıflatılması bunlara orantılı olarak ithalat ve ihracat arasındaki büyük dengesizlik vs. Bu nedenlerle döviz fiyatlarının artışını da tamamıyla Papaz Brunson’a bağlamak doğru değil. Bunu gerekçe gösterenler kendi beceriksizliklerini gizleyip yine “dış güçler” jokerine sarılıyorlar. Aynı gemide olduğumuzu söyleyip, bunu ajite ediyorlar. Vatan, millet, din, devlet ajitasyonu ile “milletimizin, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğu şu günlerde” acılarımızı, açlığımızı, ölülerimizi gözardı etmemizi istiyorlar.

Peki o zaman soruyorum!

Atanmayan öğretmenlerden 27 yaşındaki İbrahim Yeşilbağ’ın cebinde 6 lirası vardı. İbrahim Yeşilbağ ile eğitim taciri Ziya Selçuk aynı gemide mi?

Soma’da, Ermenek’te ölen onlarca işçi ve Alp Gürkan, Saffet uyar aynı gemide mi?

İşten atılan, grevleri yasaklanan, sendikalı çalışmaları engellenen işçiler ve “OHAL’i biz iş dünyamız daha iyi çalışsın diye yapıyoruz. Şimdi grev tehdidi olan yere biz OHAL’den istifadeyle anında müdahale ediyoruz. Diyoruz ki hayır, burada greve müsaade etmiyoruz, çünkü iş dünyamızı sarsamazsınız” diye seslendiğiniz patronlar aynı gemide mi?

Ensar Vakfı’nda 45 tecavüze uğrayan çocuklar ve “Bir kereden bir şey olmaz” diyenler, bu vakfı koruyan ve finanse edenler aynı gemide mi?

Ayşe Paşalı, Güldünya Tören, Özgecan Aslan, Pippa Bacca ve binlerce kadın öldürülmüşken, bu ölümleri ve şiddeti tırmandıranlar aynı gemide mi?

Hande Kader ve Bülent Ersoy aynı gemide mi?

Aliağa’da rafineri şantiyelerinde kötü yemeklerden 7 defa zehirlenen yüzlerce işçi ve saray sofralarında yer alanlar aynı gemide mi?

Kadıköy’de, Bakırköy’de, Zeytinburnu Belediyesi önünde, Ankara Yüksel Caddesinde direnen KHK ile işten atılan kamu emekçileri ile KHK’leri çıkaranlar aynı gemide mi?

Asgari ücrete çalışıp yoksullukla boğuşan kitleler ve lüks arabalarla konvoy yapan, yoksulluğu kutsayan din tacirleri aynı gemide mi?

Askerdeyken ölen, IŞİD tarafından diri diri yakılan gençler ve çürük raporuyla, bedelliyle askerlikten kaçan oğullarınız aynı gemide mi?

Dilleri yasaklanan, seçtiği siyasetçileri tutuklanan, cenazeleri sokak ortasında çürümeye bırakılan, bodrumlarda yakılan, şehirleri tarumar edilenler ve bu vahşetin sorumlusu, uygulayıcısı olanlar aynı gemide mi?

Yükselen döviz fiyatlarının altında ezilen, maaşları eriyen milyonlarca işçi, emekçi ve yurtdışına sermayesini kaydırarak 5 milyar dolar yatırım yapan Murat Ülker, vergiden kaçmak için yatında ABD bayrağı dalgalanan Ali Ağaoğlu, Man Adasında şirketleri olanlar, yurtdışında fabrikaları olan Sabancılar, Koçlar, Zorlular, Orhanlar, falanlar filanlar aynı gemide mi?

Flormar işçileri patronunuzla aynı gemide misiniz?

KHK’yle ihraç edilen Kenan Güngördü Zeytinburnu Belediyesi Başkanıyla aynı gemide misin?

Kıdem ve ihbar tazminatlarını ödenmeyen Real, Makro, Uyum, Migros market işçileri siz patronlarınızla aynı gemide misiniz?

Son bir kez de anneme ve kardeşlerime sorayım.
İki yıl önce inşaatta çalışırken ölen babamın patronları müteahhit Osman ve Konya Meram Belediyesi Başkanı Fatma Toru’yla biz aynı gemide miyiz?

Hayır, aynı gemide değiliz!
Herkes kendi sınıfının safına!

 

 

Arkadaş Canpolat

Add a Comment